Bana Bir Tarif Ver (BBTV) yalnızca tarif gösteren bir uygulama değildir.
BBTV'nin temelinde tek bir fikir var: evdeki her ürün sadece bir 'stok kalemi' değil — satın alındığı andan tüketildiği (ya da israf edildiği) ana kadar değer üreten bir kaynaktır. Çoğu mutfakta bir ürünün değeri ancak çöpe gittikten sonra fark edilir; BBTV bu kaybı daha oluşmadan görünür kılmaya çalışır.
Evdeki ürünleri, son kullanma tarihlerini, bütçeyi, alışveriş alışkanlıklarını ve aile ihtiyaçlarını birlikte değerlendirerek günlük yemek kararlarını kolaylaştırmak için tasarlanmış bir ev mutfağı yönetim sistemidir.
Birçok uygulama sana tarif gösterir. BBTV ise önce mutfağında ne olduğunu anlamaya çalışır. Çünkü aynı tarif, farklı evlerde farklı sonuçlar doğurur.
Evdeki stok, eksikler, yaklaşan son kullanma tarihleri, alerjiler ve kişi sayısı değiştikçe sistemin verdiği öneriler de değişir.
Bu sayfada menülerin ne yaptığını değil, BBTV'nin neden bu şekilde çalıştığını ve kararlarını nasıl oluşturduğunu anlatıyoruz.
BBTV'deki menüler ayrı ayrı araçlar değil; aynı döngünün halkaları. Mutfağına giren bir ürün şu yolculuğu izler:
Yani Mutfağım, Buzdolabımda Ara, Market Listelerim, Alerjen Mutfağı ayrı özellikler değil — aynı zincirin halkaları: veriden karara, karardan değere.
Diyelim buzdolabındaki tavuğun son günü. Çoğu evde bu tavuk çöpe gider. BBTV'de ise değeri kaybolmaz, adım adım yukarı taşınır:
Çöpe gidecek bir ürün, üç öğüne ve sıfır israfa dönüştü. BBTV'nin 'kurtarma' dediği şey budur: değeri silmek değil, taşımak.
Çoğu yemek uygulaması tariften başlar. BBTV ise mutfaktan başlar.
Tarif, alışveriş, son kullanma tarihi, alerjenler, bütçe ve sağlık hedefleri aynı sistem içinde birlikte değerlendirilir.
Bu yüzden BBTV bir tarif arşivi değil, bir ev mutfağı yönetim sistemidir.
Mantığı birazdan anlatacağız; ama önce kısaca — BBTV pratikte neleri yapar?
Aşağıda bu yeteneklerin her birini, hangi menüde nasıl çalıştığıyla tek tek bulabilirsin.
Mutfağım, BBTV'nin merkezidir; sistemin verdiği kararların neredeyse tamamı buradan beslenir.
Evde hangi ürünlerin olduğu, ne kadar kaldığı, nerede saklandığı ve ne zaman tüketilmesi gerektiği burada takip edilir. BBTV'nin yemek önerileri, alışveriş listeleri, son kullanma tarihi uyarıları ve kurtarma önerileri bu veriler olmadan doğru çalışamaz.
Üst bardaki Mutfak Panelim, menülerin arasında kaybolmadan mutfağının o anki halini canlı rozetlerle gösterir: kaç parça malzemen var (Envanter), kaç ürünün son kullanma tarihi yaklaşıyor (SKT Alarm), ne kadar israf oluştu, ne kadar değer kurtardın ve mutfağının toplam değeri (₺). Üstüne güvenlik (kalkan) ve — bebeğin varsa — bebek zırhı göstergeleri eklenir. Her rozete dokununca detay ve kısayol açılır; örneğin kritik azalan ürünlerden doğrudan 'Eksikleri Tamamla'ya geçersin. Panel anlık güncellenir ve girişte kendiliğinden açılıp mutfağının özetiyle seni karşılar.
Bir ürünün kilerde olması ile buzdolabında olması aynı şey değildir. Çünkü saklama koşulları ve kullanım önceliği değişir. Sistem bu nedenle ürünleri yalnızca isim olarak değil, bulunduğu konumla birlikte değerlendirir. Amaç ürünleri listelemek değil, hangisinin önce değerlendirilmesi gerektiğini anlayabilmektir.
'Evde domates var' bilgisi tek başına yeterli değildir. Bir tarif için 5 domates gerekirken evde sadece 1 domates olabilir. Bu nedenle BBTV ürünleri mümkün olduğunca miktarlarıyla birlikte takip eder. Böylece bir tarifin gerçekten yapılabilir olup olmadığı, neyin eksik olduğu ve alışverişe ne eklenmesi gerektiği daha doğru hesaplanabilir.
BBTV'nin amacı yalnızca son kullanma tarihi yaklaşan ürünleri göstermek değildir. Amaç, bu ürünlerin değerlendirilmesine yardımcı olmaktır. Bu yüzden sistem, son kullanma tarihi yaklaşan ürünleri kullanabilecek tarifleri öne çıkarabilir ve mutfakta oluşan israfı görünür hale getirmeye çalışır. Kurtarılan ve israf edilen ürünler zamanla mutfak alışkanlıklarının daha iyi anlaşılmasına da yardımcı olur.
Markete gitmeden, şu an evde olanlarla ne pişirebileceğini gösterir.
Amaç sana güzel görünen ama yapamayacağın tarifleri sıralamak değil. Buzdolabımda Ara, gerçekten elindeki ürünlerle bitirebileceğin yemekleri öne çıkarır. Çünkü çoğu zaman asıl soru şudur: 'Bugün, bununla, ne yapabilirim?'
Sıralama rastgele değildir. Sistem her tarifi; elindeki ürünlerle ne kadar örtüştüğüne, kaç ürünün eksik olduğuna, hazırlık süresine, maliyetine ve varsa son kullanma baskısına göre değerlendirir. Böylece en üstte 'şu an en mantıklı' olan görünür ve neden öne çıktığı da bellidir.
Aynı malzemelerle sürekli aynı birkaç yemek üretilebilir. Sistem son zamanlarda yediklerini tekrar önermeye başladığını fark ederse, biraz alışverişle mutfağını tazelemeni önerir. Çünkü iyi bir öneri sadece 'yapılabilir' değil, aynı zamanda 'sıkmayan' olmalıdır.
Eksik kalan ürünleri kendiliğinden toplar ve doğru zamanda hatırlatır.
Menü kurarken ya da plan yaparken eksik çıkan ürünler, miktarı ve tahmini fiyatıyla birlikte alışveriş listene eklenir. Amaç, 'ne pişireceğim' ile 'ne almam lazım' arasındaki boşluğu kapatmaktır; karar verdiğin şeyin alışverişi kendiliğinden oluşsun.
Listen için belirlediğin zamanda telefonuna bir hatırlatma düşer. Sistem bunu, aynı bildirimi iki kez göndermeyecek şekilde kurar; yani arka planda birden fazla işlem aynı anda çalışsa bile sen tek bir hatırlatma alırsın.
Aldığın ürünler mutfağına işlenmezse, sonraki tüm öneriler eski veriyle çalışır. Bu yüzden alışveriş bittiğinde gelen ürünleri kontrol edip stoğa eklemen istenir. Böylece döngü kapanır ve sistem güncel kalır.
Alışverişi birlikte yaptığın kişiyi, kendi sade paneliyle mutfağına ortak eder.
Bir alışveriş listesini ikinci kez paylaştığında ve henüz bir yardımcı şefin yoksa, sistem bu kişiyi kalıcı olarak eklemeni önerir. İki kez paylaşmak çoğu zaman alışverişin artık tek kişilik bir iş olmadığının işaretidir; sistem de tam o anda geçici bir paylaşımı kalıcı bir bağa çevirmeyi teklif eder.
Yardımcı şefini ismi ve yakınlığıyla davet edersin; karşı taraf linki açıp kısa bir adımla bağlanır. Karışıklık olmaması için bir kişinin yalnızca bir yardımcı şefi olur.
Yardımcı şef uygulamanın tamamını değil, alışverişe odaklı sade bir panel kullanır. Orada seninle paylaşılan listeleri, listedeki anlık değişiklikleri ve markette ürün tarayıp alerjen/güvenlik kontrolü yapmayı görür. Kısacası markette o yanındaymış gibi katkı verir, sen mutfak tarafını yönetirsin; herkes ihtiyacı kadar arayüz görür.
Aklındaki bir şeyden yola çıkıp en hızlı şekilde yapılabilir tarif bulmanı sağlar.
Bazen plan değil, tek bir hızlı cevap istersin: 'şununla, şimdi, ne yapabilirim?' Hızlı Tarif Ara tam da bunun için var.
Canın bir şey çekiyorsa ya da elinde bir malzeme varsa, ona uygun ve gerçekten yapılabilir tarifleri hızlıca önüne getirir. Sonuçlar mümkün oldukça elindeki ürünlerle örtüşür ki 'baktım ama yapamadım' olmasın.
Buradaki 'hız', güzel görünen ama yapamayacağın bir şeyi çabuk bulmak değildir. Sistem yapılabilirliği öne alır; yani hız, 'yapabileceğin bir şeye en kısa yoldan ulaşmak' anlamına gelir.
Tüm tarif arşivini gezip keşfedebileceğin alan.
Belirli bir şey aramadan, sadece gezinmek ve ilham bulmak istediğin zamanlar için bir arşiv.
İlham bakmak ya da yeni bir şey denemek istediğinde buraya bakarsın. Belirli bir hedef olmadan keşfe çıkmak için en rahat alandır.
Arşivden seçtiğin bir tarif bile havada değil, senin mutfağının gözünden gösterilir: elindeki stoğa göre neyin eksik olduğunu, yapılabilirliğini ve varsa maliyetini görürsün. Yani keşif bile kişiselleşir.
Sevdiğin tarifleri saklamaktan fazlası: işaretlerinden canlı bir damak profili kurar ve menü yapısını sana göre şekillendirir.
Favorilerim bir 'kaydettiklerim' listesi değildir. Sistem buradaki sinyalleri, sana özel bir menü kurmak için kullanır — yani sadece ne yediğini öğrenmek için değil, ne önereceğini sana göre biçimlendirmek için.
Bir tarifi beğenebilir, sabitleyebilir (pin), pişirebilir ya da haftalık değerlendirmede onaylayabilirsin. Sistem bunların hepsini ayrı sinyaller olarak okur ve her tarife bir puan verir. Sabitlediklerin en güçlü işarettir; beğendiklerin onun ardından gelir; sık pişirdiklerin ise sen söylemesen bile (son 21 günde 3+ kez kullanıldıysa) otomatik 'sık kullanılan' olarak öne çıkar. Tek bir kalp değil, davranışının bütünü konuşur.
Bu puanlar yalnızca bir listeyi sıralamak için değildir; Alakart ve diğer mutfaklarda haftalık menünün iskeletini kişiselleştirmek için kullanılır. Damak profiline yakın tarifler menüde öne çıkar, uzak olanlar geri çekilir. Yani favori bıraktıkça, sistemin sana kurduğu menünün şekli de değişir.
Damak zevki sabit değildir; bir dönem sevdiğin şey sonra geri planda kalabilir. Bu yüzden uzun süre dokunulmayan favoriler zamanla yavaşça soluklaşır — sabitlediklerin hariç, onlar kalıcı kalır. Böylece profilin geçmişe saplanmaz, bugünkü seni yansıtır.
Mutfağının özetini ve günün önerilerini gördüğün giriş ekranı.
Ana Sayfa, her açtığında 'bugün mutfak tarafında ne var?' sorusuna ilk cevabı veren yerdir; menüleri tek tek dolaşmadan güne buradan başlarsın.
Profilin, stoğun ve geçmiş tercihlerin oluştukça Ana Sayfa sana göre şekillenir; en çok kullandığın akışlara hızlı geçiş ve 'bugün neyle ilgilenmeliyim' özetini sunar.
Davet ve kutlamalar için çok yemekli bir sofrayı dengeli kurar; menüden alışverişe kadar her şeyi tek yerde toplar.
Günlük bir öğünle bir davet sofrası aynı şey değildir. Özel Günler Mutfağı, kalabalık ve çok yemekli bir sofrayı tek tek tarifler olarak değil, bir bütün olarak tasarlar.
Doğru menü için sistem önce kısa birkaç şey sorar: kaç kişi, ne tür bir gün, ne zaman. Bu bilgilerle davete uygun, dengesi gözetilmiş bir menü önerir ve eksiklerini alışverişe bağlar.
Bir davet menüsü rastgele yemeklerin toplamı değildir. Sistem yemekleri türlerine göre tanır — çorba, ana yemek, meze, tatlı, tuzlu — ve sofrada bunların dengeli durmasını gözetir. Protein de çeşitlenir; her şey tavuk ya da her şey hamur işi olmaz. Amaç 'çok yemek' değil, 'oturmuş bir sofra'.
Menü kişi sayısına göre ölçeklenir ve eksik malzemeler doğrudan alışveriş listene bağlanır. Böylece 'kaç kişilik ne pişsin, neyi ne kadar alsam' yükünü tek bir akışta çözersin. (Özel Günler premium bir mutfaktır ve otomatik 7 günlük denemeye dahil değildir.)
Porsiyon, öğün alışkanlıkları ve tercihlerini ayarladığın yer; planların buradan beslenir.
Burası, sistemin sana plan kurarken neyi varsayacağını belirlediğin yerdir. Bir kez ayarla, gerisi ona göre şekillensin.
Kişi sayısı, öğün alışkanlıkların ve zamanlama gibi tercihler, sistemin sana özel plan kurmasının temelidir. Kullandıkça otomatik dolar; istersen her şeyi buradan elle düzenlersin.
Kaç kişilik pişirdiğini (porsiyon), öğün yapını (örneğin akşam için çorba–ana yemek–salata–tatlı sıralaması), kahvaltı ve otomatik menü saatlerini, hafta sonu davranışını buradan belirlersin. Bu tercihler planların iskeletini kurar; böylece her plan en baştan senin mutfak düzenine göre çıkar.
Mutfağında olan biteni haftalık ve aylık bir karneye dönüştürür: ne kurtardın, ne israf oldu, ne kadar tasarruf ettin.
Karne bir 'rapor kartı' değil, mutfağının aynasıdır. Seni suçlamaz, puanlamaz; sadece olanı sade bir dille gösterir ki gidişatını kendin görebilesin.
Hafta boyunca tamamlanan menüler, kurtarılan ürünler (ve yaklaşık ₺ değeri), oluşan israf ve dışarıda yemekle evde pişirme arasındaki fark özetlenir. Üstüne haftanın bir 'ruh hali' eklenir — 'bu hafta daha planlı ilerledin' ya da 'mutfak tarafı biraz sakindi' gibi. Amaç utandırmak değil, görünür kılmaktır.
Aylık karne, ayın sonunda o ayın özetini çıkarır ve dondurur — bir kez oluşturulduktan sonra değişmez, geçmişin sabit bir fotoğrafı olur. Böylece aylar arasında kendi mutfağınla kıyas yapabilir, uzun vadeli gidişatı görebilirsin.
Bir ürünü kurtarmanın 'iyi bir şey' olduğunu söylemek soyut kalır. Karne bunu yaklaşık bir lira değeriyle gösterir ki emeğinin karşılığını somut hissedesin. Rakamlar 'yaklaşık'tır; kesin muhasebe değil, yön gösteren bir tasarruf hissidir.
Seni bilgilendirir ama rahatsız etmez: aciliyete göre kademeli, sessizden sesliye.
BBTV'nin bildirim felsefesi basittir: dikkatin değerlidir. Bu yüzden her şey için telefonun çalmaz.
Bir ürünün son kullanma tarihi henüz birkaç gün uzaktaysa sistem seni sessizce bilgilendirir — bildirim birikir ama telefonunu çaldırıp gününü bölmez. Tarih kritik eşiğe gelince (örneğin son 2 gün) bildirim görünür ve sesli olur. Yani aciliyet arttıkça sesi yükselir; erken günlerde fısıldar, son anda seslenir.
Bir ürün için zaten kurtarma önerisi çıktıysa, sistem ayrıca 'bu ürün bitmek üzere' diye ikinci kez seni dürtmez. Aynı şeyi iki farklı kanaldan söyleyip seni yormaz; tek, anlamlı bir mesaj yeter.
Ailen için güvenli seçimi şansa bırakmaz: alerjeni malzeme düzeyinde yakalar, güvenli ikame önerir ve emin olmadığını asla güvenli saymaz.
Alerjen Mutfağı tek bir soruya odaklanır: bu tarif bu ev için gerçekten güvenli mi? Cevabı tahmine ya da etikete değil, malzeme düzeyinde kontrole dayandırır.
Bir tarifin güvenli olup olmadığından emin olunmadığında, ona 'güvenli' demek tehlikelidir. Bu yüzden sistem, güvenliği kanıtlanmamış içerikleri riskli kabul eder. Yani şüphede kaldığında seni korur; bu, yanlışlıkla güvenli demekten çok daha doğrudur.
Sistem bir tarifin 'glutensiz' diye etiketlenmesini beklemez. Her malzemenin adını alerjen sözlüğüyle tek tek tarar — 'süt', 'tereyağı', 'yoğurt' gibi farklı isimler aynı alerjene (süt) bağlanır. Yani bir alerjen tarife açıkça 'girilmemiş' olsa bile malzemenin kendi isminden yakalanır. Etikete değil, içeriğin gerçeğine güvenir.
Bir malzeme senin için riskliyse sistem onu körce silmez; yerine güvenli bir alternatif arar. Önce tarifin kendi tanımlı alternatiflerine, sonra fonksiyonel eşdeğer gruplara bakar (örneğin ineğin sütü yerine uygun bir bitkisel süt), stokta olanı tercih eder ve gerekirse miktarı da ona göre ayarlar. Her ikame önerilmeden önce yeniden güvenlik kontrolünden geçer; sistem bir alerjeni başka bir alerjenle değiştirmez.
Güvenli menü rastgele bir eleme değildir. Sistem menüyü, izin verilen malzemeler üzerinden kurar; böylece sonuç hem güvenli kalır hem de gerçekten uygulanabilir bir mutfak akışı olur.
Evde bebek varsa Alerjen Mutfağı yaşına göre ek bir katman çalıştırır: bebeğin ayına uygun doku ve beslenme notları tarife eklenir (örneğin belirli bir aydan önce bal verilmemesi gibi). 24 aydan küçük bebekler için sistem otomatik bir diyet kurmaz; bunu bir uzmanın onayına bırakır. Çünkü bebek beslenmesinde 'emin değilsem riskli' ilkesi daha da katı uygulanır.
Markette bir ürünü tarat, senin için riskli mi anında öğren — etiketi tek tek okumana gerek kalmadan.
Ürünün içerik etiketini telefonla taratırsın. Sistem fotoğraftaki yazıyı okur (birden fazla yapay zekâ sağlayıcısıyla; biri yanıt vermezse diğerine geçerek kesintisiz çalışır), markayı ve ürün adını ayıklar, sonra içeriği senin alerji profilinle karşılaştırır. Sonucu, ürün hâlâ elindeyken, raftan ayrılmadan görürsün.
Kontrol yalnızca ana içerikle sınırlı değildir; 'iz içerebilir' ya da 'aynı tesiste işlenmiştir' gibi çapraz bulaşma ifadelerini de dikkate alır. Burada da ilke aynıdır: emin olmadığını güvenli saymaz, şüpheyi gizlemeden sana gösterir.
Yapılan taramalar ve kullanıcıların doğrulamaları biriktikçe, belirli markaların durumu daha netleşir. Yani sistemin doğruluğu sabit değil; kullanıldıkça artar.
Hedefini ister kendin belirle, ister diyetisyenin koysun — gün içindeki tüm öğünleri bu hedefe uyumlu, birbirini tamamlayan tek bir plana dönüştürür.
Diyet Mutfağı tek bir öğünü değil, günün tamamını bir bütün olarak planlar. Çünkü zor olan, bir öğünü hedefe uydurmak değil; sabahtan akşama kadar dengeyi korumaktır.
İki yol var. Birincisi: boy, kilo, yaş, hareket düzeyin ve hedefinle (vermek / korumak / almak) sistem günlük kalori ve makro hedefini kendisi hesaplar. İkincisi — asıl farkı yaratan — bir diyetisyenle çalışıyorsan, diyetisyenin sana bir davet bağlantısı gönderir; kabul ettiğinde günlük makro limitlerini, öğün dağılımını ve kısıtlarını doğrudan o belirler. O andan sonra plan tahminle değil, uzmanının koyduğu sınırların içinde kurulur.
Bir öğünü hedefe uydurmak kolaydır; günün toplamını tutturmak zordur. Diyet Mutfağı kahvaltı, öğle ve akşamı tek tek değil, günün toplam hedefi içinde birbirini tamamlayacak biçimde planlar. Sabah ağır geçtiyse akşam ona göre hafifler.
O öğünü değiştirmek istediğinde sistem onu yeniler ve günün geri kalanını yeniden dengeler ki toplam hedef yine tutsun; çeşitlilik de korunur. İstersen sadece bugünü, istersen 7 günlük planı görürsün.
Antrenman ve dinlenme günlerine göre değişen, makro dengeli menüler kurar — hedefi ister kendin, ister PT'in belirlesin.
Sporcu Mutfağı, Diyet Mutfağıyla aynı planlama beynini kullanır ama performansa göre ayarlanır: protein hedefi daha yüksek tutulur ve gün, antrenman mı yoksa dinlenme günü mü olduğuna göre yeniden kurulur.
Antrenman günüyle toparlanma gününün ihtiyacı aynı değildir. Antrenman günlerinde sistem karbonhidrat ve proteini yukarı çeker, dinlenme gününde dengeler; amaç hem performansı hem toparlanmayı korumaktır.
Kendi hedefini girebilirsin; ya da bir antrenörle (PT) çalışıyorsan, PT'in sana bir davet bağlantısı gönderir. Kabul ettiğinde makro hedeflerini ve performans önceliğini doğrudan PT'in koyar; menüler artık tahminle değil, onun belirlediği sınırların içinde kurulur.
Tansiyon, şeker, kolesterol gibi hedeflerin varsa Sağlık+ tüm önerileri bu hedeflere göre nazikçe yeniden sıralar — yasaklamaz, yönlendirir.
Sağlık+ ayrı bir mutfak değil; Akıllı Arama, Alakart, Diyet gibi yerlerde çıkan önerilerin üstüne giyilen ince bir katmandır. Tek bir ilkesi var: hiçbir tarifi gizlemez ya da yasaklamaz. Mutfağındaki ürünler her zaman önce gelir; Sağlık+ yalnızca sana daha uygun olanları birkaç sıra öne alır. Yönlendirir, dikte etmez.
İki kaynaktan kurulur. Birincisi senin beyanın — 'tuzu azaltıyorum', 'şekeri sınırlıyorum' gibi tercihler. İkincisi opsiyonel tahlil değerlerin — HbA1c, açlık şekeri, trigliserit, LDL, ferritin, demir. Tahlil girersen hedefin daha isabetli kurulur; girmezsen yalnızca beyanınla da çalışır. Bu girdilerden senin için 'aktif modlar' türetilir: glukoz dengesi, kalp dostu, düşük sodyum, demir desteği ya da dengeli.
Sağlık+ her zaman bir güven seviyesi gösterir. Sadece tercih beyanı varsa güven düşüktür; taze tahliller eklendikçe orta ve yükseğe çıkar (30 günden yeni tahliller güveni en çok artırır, eskidikçe azalır). Yani gördüğün yüzde ne kadar yüksekse, sıralama o kadar sana özeldir.
Sistemin değişmez yasası 'mutfağındaki gerçek envanter önce gelir'. Sağlık+ bu sırayı ezmez; bir tarifi en fazla birkaç pozisyon oynatabilir. Şeker hedefin varsa daha dengeli tarifler listenin üstüne doğru kayar ama hiçbir tarif kaybolmaz. Son karar her zaman sende.
Bir tarif hedefinle açıkça çelişiyorsa — örneğin sodyumu çok yüksek bir yemek, düşük tuz hedefinle — Sağlık+ onu listeden atmaz; yanına nazik bir not düşer: 'bu tarif sodyum açısından yüksek'. Böylece bilerek seçersin. Ceza yok, gizleme yok; sadece görünürlük.
Evde birden fazla kişi varsa (sen, eşin, çocuklar) Sağlık+ herkesin hedefini ağırlıklandırıp tek bir ev profili oluşturur. Senin hedefin en ağır basar, diğerleri katkı verir; çelişen hedefler akıllıca sadeleştirilir. Böylece tek bir liste tüm evi birden düşünür.
Sağlık+ yalnızca bugüne bakmaz; son birkaç günde gerçekte ne pişirip tükettiğine de bakar. Birkaç gündür tuzlu ya da ağır gittiysen, bugün kalp dostu tarifleri sessizce biraz daha öne alır. Bu telafiyi fark etmezsin bile; sistem dengeyi senin yerine tutmaya çalışır.
Sağlık+ bir beslenme yönlendirme katmanıdır; tıbbi tanı ya da tedavi değildir. Tahlillerinde kritik bir eşik görülürse seni 'doktoruna danış' diye uyarır ama asla teşhis koymaz, ilaç önermez. Premium bir özelliktir ve ücretsiz deneme kapsamı dışındadır.
Diyetisyen ve antrenörlerin danışanlarını davet ettiği, kotalarını ve aboneliklerini yönettiği panel.
Bu panel, bir uzmanın (diyetisyen ya da PT) danışanlarının mutfak planına doğrudan katkı verdiği yerdir. Uzman, danışanın hedeflerini belirler; sistem o sınırların içinde plan üretir.
Bu menü yalnızca profesyonel hesaplarda çıkar; aktif danışanları ve onların plan akışlarını tek yerden takip etmeyi sağlar.
Uzman, danışanına benzersiz bir davet bağlantısı oluşturur; danışan kabul ettiğinde aralarında bir 'profesyonel ilişki' kurulur (onay kaydıyla birlikte). Bundan sonra diyetisyen makro limitlerini ve kısıtları, PT ise makro hedeflerini ve performans önceliğini doğrudan o danışanın planına işleyebilir.
Bir uzman aynı anda sınırsız danışan yönetmez; aboneliğine bağlı bir kotası vardır (aktif danışan sayısı / üst sınır). Panel kalan kapasiteyi, abonelik planını ve profil doğrulama durumunu (taslak / onaylı) tek yerde gösterir. Böylece uzman kimi aktif tuttuğunu ve ne kadar yer kaldığını net görür.
Profil, aile, alerji, abonelik, bildirim ve görünüm ayarlarının yanında mutfağını sıfırlama seçeneklerini de buradan yönetirsin.
Kişisel bilgilerin, aile bireylerin ve alerji tanımların güvenli menü ve kişiselleştirmenin temelidir. Bildirim, görünüm ve premium ayarların da burada toplanır.
Bazen temiz bir başlangıç istersin; Ayarlar iki seçenek sunar. Tam sıfırlama seni ilk güne döndürür — her şey sıfırlanır ve onboarding yeniden başlar; ama hesabın, girişin, premium üyeliğin ve geçmiş kayıtların korunur. Kısmi sıfırlama ise yalnızca envanteri, ekonomik veriyi ve planları siler; anketin, profilin, alerji/bebek/sağlık tanımların ve favorilerin yerinde kalır. Yani neyi sıfırlayacağına sen karar verirsin.
İlk girişte mutfağını profilinle hızlıca kurarız; ilk 7 gün temele odaklanırsın, sonraki 7 gün tüm premium mutfaklar denemene açılır.
BBTV'ye ilk adımın boş bir ekranla başlamaz. Sana birkaç soru sorar, yaşam tarzına uygun bir başlangıç mutfağı kurar ve seni acele ettirmeden sisteme alıştırır.
İlk kurulumda sana yaşam tarzını sorarız (örneğin yoğun çalışan, öğrenci, evde pişiren ya da emekli). Seçimine göre mutfağına gerçekçi bir başlangıç stoğu yazılır — yumurta, makarna, pirinç, tavuk, ton balığı gibi o profile uygun temel ürünler; miktarları ve saklama yerleriyle birlikte. Böylece daha ilk dakikada sistem 'bununla ne pişebilir' sorusuna cevap verecek kadar veriye sahip olur; sen sıfırdan tek tek ürün girmek zorunda kalmazsın.
Bu başlangıç stoğu taş değil, taslaktır. Mutfağım'a girip istediğin ürünü silebilir, miktarını düzeltebilir ya da yenisini ekleyebilirsin. Profil yalnızca hızlı bir başlangıç noktasıdır; gerçek mutfağın senin elinde şekillenir.
İlk hafta, premium mutfaklar (Alakart, Diyet, Sporcu gibi) bilinçli olarak kapalıdır. Amaç seni kısıtlamak değil; önce temel akışı — stok girme, öneri alma, kurtarma ve alışveriş — rahatça öğrenmen. Karmaşık özellikleri ilk gün önüne yığmak yerine sağlam bir temel kurmanı isteriz. Bu süre boyunca çekirdek mutfak tüm gücüyle çalışır.
Yedinci günün sonunda otomatik olarak 7 günlük bir premium deneme başlar ve premium mutfaklar sana açılır — hiçbir şey ödemen, kart girmen gerekmez. Bu iki haftalık yolculuğun sonunda neyin işine yaradığına kendin karar verirsin. (Not: Özel Günler Mutfağı ve Sağlık+ bu otomatik denemeye dahil değildir; onlar ayrı tutulur.)